Yeni Kavram Önerileri

Yrd.Doç.Dr. A. Nursen DURDAĞI’n kaleminden

Çevirmenlik, geniş bir sorumluluk çemberine sahiptir; dile, metne, yazara, okura, yayınevine, kültüre, etik değerlere diye uzar gider. Dil, yukarıda tekil gibi görünse de değildir, zira hem ana dil hem de yabancı dil söz konusudur. Yabancı dil denilenin de illaki yabancı olması gerekmemektedir. Çok dilli yetişen bireylerin hâkim oldukları dillerin herhangi birini yabancı saydıkları düşünülemez. Burada kastedilen, çevirinin yapıldığı dil çiftleridir ve bunların içerisinde hangisinin sorumluluğu daha önemlidir diye sorulduğunda, anadil bir nebze öne çıkmaktadır. Dünyanın tehdidi altına girdiği İngilizce, birçok dil gibi Türkçemizi de bilimde de teknolojide de gündelik dilde de kıskacına almış durumdadır. Buna direnmenin yolu, kendi diline olan sorumluluğun bilinciyle daha fazla emek harcamak, kafa yormaktır. Aşağıda kafa yorulan ve sayısız araştırmaların sonucunda ortaya çıkan iki kavram önerisi mevcuttur. Çevirmenler, Çeviribilimciler, Edebiyat, Dilbilim ve eleştirmen camiasından pozitif geri bildirimler almak umuduyla.

Gender=Türay

Gender, Türkçe’de toplumsal cinsiyet olarak kendine yer edinmiş. Toplumsal cinsiyet denince de akla ilk pembe ve mavi renklerin özdeşleştirildiği kız ve erkek çocukları devamında da kadın ve erkek kavramları geliyor. Bireyin kimliğini görünen bedene indirgemek, yani somut olanla sınırlamak, görünürlüğe aksettirilsin veya ettirilmesin, onun soyut özelliklerini hiçe sayarak aslında paydasız bırakmaktır. Ayrıca kavram, yalnızca toplumun bireye kendi istemi dışında bir cinsiyet algısı dayatması ve yansımalarıyla sınırlı kılınamaz.  Bireyler insan olmanın ötesinde kimlik oluşturmayı birçok etmenin birleşimi ve etkileşimi olarak gerçekleştirirler. Ancak, bu hormonlardan, eğitime, yetişilen coğrafyadan, tabi olunan dine, konuşulan dile ve ekonomik koşullardan içinde bulunulan çağa kadar sayısız parametrelere tabidir. Toplumsal cinsiyet, gender’ın İngilizce’deki kavram kapsamına sahip değil; özellikle de yukarıda bahsettiğim tüm farklılıkları bünyesinde barındırıyor olmasından önerim ‘TÜRAY’ dır. İnsan bir üst kavram olarak tanımlandığında alt kavramlar olarak türleri, kadın, erkek ve kendini her iki cinsiyetle şu veya bu şekilde özdeşleştirmeyen tüm diğer bireyler sayılabilir.  Türlere göre ayrılan dan kısaltma kavram, kapsayıcı geniş bir çatı sunmakta -Gender Translation- Türay Çeviri içeriksel eşdeğerliliği sağlamaktadır.

Queer= Fabi

Onlar, bizler, şunlar, bunlar gibi ötekileştirici söylemlerden uzak ve toplumsal gerçekliklerle yüzleşmeyi ve herhangi bir olumlama ya da olumsuzlamaya gitmeksizin tanımlayıcılar üretmek Türkçenin de gereksinimi olan bir saptamadır. Queer, batılı toplumlarda bir zamanlar ‘yamuk, tuhaf’ anlamındayken 21.yy son yarısında LGBT’ler bünyesindeki farklı kimlik benimsemiş guruplar için kullanılır olmuş. Diğer bir takım yabancı kavramlar gibi onun da dile yerleşip kalmaması adına İngilizce’deki Queer’e Türkçe, ‘Farklı Bireyler’ in kısaltması şeklinde düşünülen ‘Fabi’ yi öneriyorum. Bu kısaltma önerilerimin Türkçe’de diğer ulamlarla kullanımındaki sıkıntıları ve sözcük üretim tekniklerine uymadığının farkındayım. Ama kulak tırmalayıcı olmadığı gibi ödünçleme ve yabancı da değiller.

Örn. Fabilerce- Queer bireylerce,

Fabilerin- Queer bireylerin,

Fabilere özgü,

Fabisel gibi.

Sözcüğün, başka alanlardan ifadelerle, tanımlarla karışması veya yanlış anlamalara yol açması da olası değil. Cinsiyet, homoseksüellik araştırmalarının üst kavramı olarak kullanılan Queer Studies’e Fabioloji veya Fabiler Araştırmalar da denebilir. Bazı Türkçe makalelerde Queer Bireyler, ifadesi kullanılıyor. Hem Türkçe literatüre hem de Çeviribilim ve çevirmenler dünyasına, Fabi’yi ve Türay’ ı öneriyor, geri bildirimleri heyecanla bekliyorum.

 

Views All Time
Views All Time
179
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.