Yeni Başlayanlar İçin Sözlü Çeviri*

*Dragosfer’de bu hafta, sözlü çeviri alanının genç çevirmenlerinden Ufuk Yılmaz ile söyleştik. Alanı merak edenler, ilk adımı atmakta mütereddit olanlar için buyrun “yeni başlayanlar için sözlü çeviri” başlıklı söyleşimize!

Ufuk Yılmaz ile Söyleşi

Dragosfer – Merhaba. Okullu bir çevirmen olarak sözlü çeviriye yöneldiğiniz dönem ile başlayabilir miyiz? Nasıl bir eğitim sürecinden geçtiniz?

Ufuk Yılmaz – Pratiğe dönük ardıl ve simultane çeviri uygulamaları: bazen kabine girip BBC’yi çevirmek, bazen başbakanın konuşmasını ardıl çevirmek; kuram okumaları: örneğin toplum çevirmenliğinin sosyal yönü, etik yönü, çevirinin farklı modlarında beynin aktif/pasif olan bölgeleri; gerçek toplantı ortamlarına gidip gözlem yapmak ve not tutmak; ve uluslararası kurumlara (BM, AB vb) dair bilgiler gibi öğeleri içeren kapsamlı bir eğitim sürecinden geçtik.

Dragosfer – Sözlü çeviri hakkında öğrendikleriniz ile ilk iş deneyiminizden itibaren “saha”da gördükleriniz ne derece örtüştü? Kabin deneyimi, kitabî bilgiyi dönüştürdü mü?

Ufuk Yılmaz – Boğaziçi Çeviribilim’in üyesi olduğu EMCI (Avrupa Konferans Çevirmenliği Yüksek Lisans Birliği) programı, derslerin sahadan gelen hocalar tarafından verilmesini zorunlu kılıyor. Dolayısıyla hoca derste söylediği her şeyi, 2 saat önce çıktığı toplantıda yaşamış oluyor.

Dragosfer – Size göre simultane çevirmen ile ardıl çevirmen iki farklı kişilik, yahut iki farklı eğitim mi gerektirir? Yani her simultaneci bir ardıl çevirmen, her ardıl çevirmen bir simultaneci olabilir mi?

Ufuk Yılmaz – Birbirine benzer yetenekler gerektirmekle birlikte, her ikisinin kendine has zorlukları ve bu zorluklarla başa çıkma yolları var. Ardıl çeviri yapmakta gönülsüz olan çok simultane çevirmen vardır, çünkü ardıl çeviride görüntünüzle, kıyafetinizle, makyajınızla, el kol hareketlerinizle… toplantının bir parçası olursunuz, simultane çeviride ise nispeten daha izolesinizdir.

Dragosfer – Bir uzmanlık alanı seçmeye nasıl karar verdiniz? Bu konuda daha çok piyasa mı yönlendiriyor genç çevirmenleri? Tek bir uzmanlık alanı mı daha olanaklı, yoksa “yedek” uzmanlık alanları iş hayatında daha mı gerçekçi?

Ufuk Yılmaz – Olayların doğal akışı kısa kariyerim içinde beni şimdilik ekonomi, spor, yönetim gibi alanlara eğilmeye itti, şimdi de bu alanların sayısını arttırmaya çalışıyorum. Uzmanlaştığım alanlarda, örneğin ekonomide, finansçılarla birlikte oturup bir konuşma dinleyip tamamına yakınını anlayabiliyor, onlar gibi soru sorabiliyorum. Yazılı çeviriye benzer şekilde sözlü çeviride de talep ve kişisel ilgi alanları çevirmeni birden fazla alanda uzmanlaşmaya teşvik edecektir.

Dragosfer – Sözlü çeviriye başlamadan bir gün önceki/birkaç saat önceki son hazırlıklarınız nelerdir? Müşteriler, çevirmenin önceden hazırlanması gerektiğini biliyor mu her zaman?

Ufuk Yılmaz – Müşteriler maalesef çevirmenin konuya önceden hazırlanmasının faydalı olacağını çoğu zaman bilemiyorlar. Hatta sözlü veya yazılı çevirinin genel olarak hazırlık gerektirebilecek bir şey olduğunu da düşünemeyenler oluyor. Bir dilde duyduğunu başka dilde söylemenin, konuşmaktan çok da zor olmaması gerektiğine kanaat getirenler var. İdeal olan toplantının öncesinde ve toplantı boyunca sürekli öğrenmek, toplantıdan sonra da öğrendiklerinizi derlemektir.

Dragosfer – Bugünden ilk kabin deneyiminize baktığınızda, sözlü çevirmenin evrim süreci sizce nasıl? Kabine alışma, kendine güven, ses tonuna hakimiyet, kabin arkadaşıyla çalışma vb. konulara alışmak ne kadar zaman alıyor takriben?

Ufuk Yılmaz – Saydığınız ‘temel’ yetilerin ilk düzeyde oturması bence en az 2  sene gerektiriyor. Bu süre zarfında ve sonrasında tercümanın kendinden daha tecrübeli bir tercümanla kabine girmesi ve usta-çırak ilişkisi içinde sürekli öğrenmeye açık olması şart. Onun ardından mesleki gelişim ömür boyu devam ediyor.

Dragosfer – Dil kullanımlarıyla ilgili gözlemleriniz nelerdir? Her konuşmacının Türkçesi/İngilizcesi anlaşılır oluyor mu? Sözü uzatıp anlatım bozukluğu silsilesi yaratan konuşmacılar karşısında çevirmenin kaçış yolları var mıdır?

Ufuk Yılmaz – Her konuşmacının kendine has zorlukları var. Türkçe düşünerek ingilizce konuşan konuşmacılar, hızlı konuşan konuşmacılar, mikrofona üfüren konuşmacılar, heyecanlanan konuşmacılar, konuşmayıp kağıttan okuyan konuşmacılar… Sanırım kolay konuşmacı diye bir şey yok. Teknik olarak, Türkçe konuşan konuşmacı nasıl konuşursa konuşsun, kelimelerin yutsa da, aksanlı da konuşsa, her söylediğini anlamanız lazım. Ama aynı zamanda cümleyi ne kadar uzatırsa o kadar beliğ olacağını düşündüğü için, bazen her cümlesi bir paragraf olabiliyor. Ve siz umutsuzca paragrafın sonunda gelecek o ufacık fiile muhtaçsınız. Diğer taraftan İngilizce konuşan konuşmacı İngilizceyi sonradan öğrenmiş ve bozuk bir aksanla konuşuyorsa bu bir zorluk olduğu gibi, ana dili İngilizce olan konuşmacı da daha önce hiç duymadığınız (ve de duymayacağınız) deyimleri veya kullanımları arka arkaya dizebiliyor. Konuşmacıyla başabaş gitmek yerine onu devamlı birkaç saniye geriden takip etmek birçok durumda işe yarayabilir. Ama her zaman mümkün olmayabilir, örneğin konuşmacı çok yavaş konuşuyorsa. Herbiri için çevirmenin alet kutusundan bir çözüm bulup çıkarması gerek.

Dragosfer – Son soru: örneğin ağır biçimde eski Türkçe sözcük kullanan bir konuşmacı, yahut Türkçeye tam bir çevirisi olmayan uluslararası geçerlilikte sözcükleri tercih eden yabancı bir konuşmacı olması durumunda neler yapıyorsunuz? Bu tip durumlar çeviri sürecini nasıl etkiliyor?

Ufuk Yılmaz – Eski Türkçe kelimelerle sıkıntı yaşamıyorum. Türkçe’de karşılığı olmayan kelimeler kullanılırsa da başa çıkmanın belli başlı yolları var. Özellikle o alanda çalışan, o alanda konuşan kişilerin tercih ettikleri kelimeleri bulup öğrenip onları tercih etmekte ve insanlara alışık oldukları kelime ve kullanımlarla hitap etmekte büyük yarar var. Ama güçlük ne olursa olsun, hiçbir şeyin çeviri sürecini olumsuz etkilemesine izin verilmiyor ve o çeviri, iletişim kurabilmek için kedisini bekleyen dinleyicilere bir şekilde ulaştırılıyor.

Dragosfer – Teşekkür ederiz. Sözlü çeviriyi düşünen öğrenciler için faydalı bir söyleşi olduğunu umuyoruz.

Views All Time
Views All Time
701
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.