Sözlü Çeviri Kalite ve Ücret Dengesi

* Bu yazı Dragosfer Dergi’nin 11. Sayısında yayımlanmıştır.

Sözlü çeviri, özellikle simultane (eşzamanlı) çeviri, çeviri mesleğinin en zor, en yüksek, en hassas alanlarındandır. Çoğu kaynak, simultane çeviri yeteneğinin doğuştan yatkın olmayı gerektirdiğini ve ortalama insan nüfusunun milyonda birinin bu yetenekle doğduğunu ifade etmektedir. Uluslararası Konferans Çevirmenleri Birliği (AIIC) verileri dikkate alındığında pratikte sözlü çeviriyle uğraşanların nüfusa oranının ülkeden ülkeye milyonda bir ile üç arasında değiştiğini görüyoruz. Türkiye ekonomisi hızla büyürken ve dünyaya açılırken çevirmen ihtiyacı da artıyor. Peki her çevirmenden aynı kalite ve performans bekleniyor mu? Sözlü çevirmenlere ödenen ücretler ve beklenen performans adil mi? Değişen piyasa dinamikleri ve yeni teknolojilerin ışığında ücretlendirme politikalarında iyileştirme nasıl yapılabilir?

Yeteneğin nadirliğine göre ücretlendirme adil mi?

Milyonda bir ulaşılacak bir yeteneğe sahip simultane çevirmenlerin ücretlendirmeleri adil midir? Nüfusta milyonda bir oranında bulunan diğer meslek grupları pilotluk, yarışçılık, şampiyon sporculuk, beyin cerrahlığı gibi alanlardır. Başarılı bir çevirmen, başarılı bir pilot kadar veya beyin cerrahı kadar kazanıyor mu? Ne yazık ki hayır. Bu kadar ince yetenek gerektiren ve bu kadar nadir bulunan bir mesleğe gençleri yönlendirmek istiyorsak, ücretlendirme politikalarını ciddi bir biçimde gözden geçirmemiz gerekiyor. Daha net bir örnek vermek gerekirse, simultane çevirmen saniyenin dörtte biri kadar kısacık bir zamanda çeviri yapar. Yani saniyede dört kelime çevirir. Çoğu insanın birkaç kelimeyi bir araya getirmek için dakikalarca düşünmesi, kurgulaması gerekirken bu kadar hızlı düşünen, anlayan ve anlaşılır bir dille çeviren profesyonellere hak ettiği değeri vermek gerekiyor.

Son 10 yıllık enflasyon karşısında ücretler ne durumda?

Ülkemizde son on yıldır simultane çeviri ücretleri enflasyon karşısında sürekli erimektedir. Meslektaşlarımıza danıştığımızda, 2000 yılında bir günlük ücretle satın alınabilen malların, bugün iki hatta üç günlük ücretle edinildiğini söylüyorlar. Demek ki ücretin satın alma gücü neredeyse üçte bir oranında azalmış. En çok talep gören İngilizce dilinde son altı yılda ücretler sadece %10 oranında artış göstermiş ki bu reel anlamda gelirin yarı yarıya azalması demek. Pek çok çevirmen, daha çok iş alarak, akşamları ek yazılı çeviri yaparak gelir seviyesini dengelemeye çalışıyor. Oysa simultane çeviri çok yorucu bir meslek. Düşünün, bir tercüman tek başına bir saatten daha uzun süre çeviri yaptığında mental blokaj baş gösterebiliyor; yani çevirmen tamamen kilitlenebiliyor. Her hafta, her gün, arka arkaya, farklı konularda yapılması sağlık açısından riskli.

Farklı dillerde ücretlendirme nasıl?

İngilizce dilinde ücretler yatay seyrederken Arapça ve Rusça artışta; özellikle Arapça sürekli rekor tazeliyor. Arapça çevirmenlerin gelirlerini enflasyonun üzerinde artırdıkları söylenebilir. Sayıları az olmakla beraber Çince ve Japonca simultane yapanlar İngilizce çevirmenlerin iki-üç katı gelir elde ediyor. Tek başına Çince çeviri yapan çevirmenin kendi ücretini belirleme hakkına saygılıyız elbette. Ancak, bir konferansta Arapça, Rusça, Çince, İtalyanca ve İngilizce çeviri yapılıyorsa; en çok yorulan, katılımcıların çoğunluğunun dinlediği, soru cevap oturumlarında dahi dinlenmeden, hiç durmadan çalışan ekip İngilizceciler oluyor. Ve maalesef en düşük ücreti bu çok dilli ekip içerisinde yine İngilizceciler alıyor ki bu da adil değil. Çok dilli konferanslarda tüm ekibe eşit ücret ödenmeli. Tek başına İngilizceciye daha düşük ücret önermeyi normal karşılayabiliriz; ama aynı işte çalışıyorsa, aynı konferansın çevirmenlerindense, Arapçacıdan daha düşük ücret önermek doğru değildir.

Genç çevirmenlerin rekabeti piyasayı düşürüyor mu?

Genç çevirmenlerin, deneyimli büyük-lerine kıyasla daha düşük bir ücrete razı olmalarını doğal karşılamak lazım. Hayata yeni başlayan bir gencin ümitleri, hayalleri var. Yaşam standardı ve temel harcamaları görece daha düşük. Oysa on beş yıldır çevirmenlik yapan çocuklu bir profesyonelin masrafları bu gençten birkaç kat fazla. Meslekte geçirdiği onca yıldan sonra emeklerinin karşılığının

günlük ücretine yansımasını bekliyor, doğal olarak. Açıkçası, AB kurumlarında ve Birleşmiş Milletler satın alma kriterlerinde genç çevirmenlere önerilen ücretler deneyimli büyüklerinin %30 kadar altında. Demek ki dünyanın en çok çevirmen satın alan iki dev kurumu gençlere kucak açarken daha alt seviyeden ücretlendirmekte mahzur görmüyor.

Standard ve Plus ücretlendirme modelleri

Sözlü çevirmende asgari kaliteyi sağlamak için bölüm/yüksek lisans mezunu olmak, tercihen yurtdışında ve küçük yaştan itibaren yabancı dilde eğitim görmüş olmak, profesyonel çevirmenlerle 100-150 işgünü sözlü çeviri yapmış olmak gibi temel şartları aramak lazım. Bu şartları sağlayan çevirmenlerin kabul edilebilir kalite düzeyinde olacaklarını söyleyebiliriz. Peki bunun ilerisi var mıdır? Yani tıp çevirmeni, hukuk uzmanı, finansçı çevirmen, CEO tercümanı gibi unvanları konuşabilir miyiz? Gayet tabi konuşabiliriz ve bu tür artıları olan profesyonellere “plus” koşullarda ücret önermek doğaldır. Yani günlük bir toplantıyı, şirket içi eğitim programını veya tesis ziyaretini yapacak çevirmenle, milyon dolarlık sözleşmeyi çevirecek, binlerce kişinin katıldığı kongrede çeviri yapacak kişi aynı kişi değildir. Bir cerrahi kongresinde veya tahkim toplantısında çeviri yapmak çok daha zordur, uzun yılların deneyimini ve bilgisini gerektirir. Zaten piyasada bu yönde bir beklenti oluşmaktadır. Özel toplantılarında müş-teriler %20-30 daha yüksek bütçeyle en üst düzey çevirmenleri aylar öncesinden rezerve etmektedirler. Bizce de ücret-lendirmede doğru yaklaşım standart ve plus modelidir.

Video çeviri ve telekonferans

Son yıllarda internet ve telefon bağlantılarının yaygınlaşması, hızlanması ve ucuzlamasıyla yeni bir çeviri türü çıkmıştır. Çin’deki müşterisine, Dubai’deki müdürüne, hastanedeki doktoruna video konferansla bağlanıp çevirmenle iletişim kurmak bugünün teknolojisiyle mümkündür. Video sinyalinin zayıf olduğu noktalarda tele-fonla çeviri gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu modelde çevirmene dakika başına ücret ödeniyor. Açılışı için minimum sabit bir ücret belirleniyor ve sonra her 10-15 dakika için kontör yöntemiyle ücretlendirme devam ediyor. Kısa günlük haberleşmelerde video/tele çeviri yönteminin katlanarak büyümesini bekliyoruz. Mart sonunda İstanbul’da düzenlenecek Gala Konferansının bir günü tamamen video ve tele konferans sistemlerine ayrılmış durumda. Dünya trendlerinin ne yönde ilerlediğini görmek bağlamında sadece bu örnek bile yeterlidir kanaatindeyiz.

Milyonda bir ulaşılan yeteneklerin ücretlendirmesinin daha gerçekçi olmasını, gençleri özendirici, deneyim-lileri ödüllendirici seviyelere gelmesini yürekten diliyoruz.

Yazar: Ümit Özaydın

Editör: Kübra Konakbay

Views All Time
Views All Time
527
Views Today
Views Today
1
Genel içinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.