Phenomenon

Eski Yunanca’dan gelip Latince üzerinden İngilizce’ye geçen “phenomenon” sözcüğüne yeniden bakma fırsatını, Arel Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nün Çeviri Tarihi dersinde tekrar bulduk. Elimizin altındaki, en yakın kaynak www.etymonline.com adresi. Aldığımız sonuç şöyle:

phenomenon (n.)

1570s, “fact, occurrence,” from Late Latin phænomenon, from Greek phainomenon “that which appears or is seen,” noun use of neuter present participle of phainesthai “to appear,” passive of phainein (see phantasm). Meaning “extraordinary occurrence” first recorded 1771. Plural is phenomena.

Oluş, olay, ortaya çıkan, görülen anlamına gelen sözcük, “ortaya çıkmak” fiilinden türemiş. Metis Yayınlarının çevirmenleriyle paylaştığı “Muhtaç Sözlük”, bize “fenomen” ve “görüngü” karşılıklarını öğütlüyor. “Olgu” sözcüğünün tercih edilmemesi özellikle belirtilmiş.

 

153547478

 

Etymonline sözlüğündeki “olağandışı olay,” anlamı meseleye bir başka katman ekliyor. Çeşitli doğa olayları için İngilizce’de bu sözcüğün kullanıldığını biliyoruz (Örn. In fact, unknown to the traveller, who was no more a geologist than a naturalist, he was about to step over the geological phenomenon of two prehistoric ages crunching into each other as noticeably as jagged waves hitting a large smooth stone – Kaynak: The Maid of Buttermere. Bragg, Melvyn. London: Sceptre (Hodder), 1991).

Medya dilinde (böyle bir dilden bahsedebilirsek) bu sözcüğün nasıl kullanıldığına birçoğumuz aşinadır: “internet fenomeni”, “fenomen adam”, “fenomen kadın”. Sözcüğün 1771’deki “olağandışı olay” anlamını hatırladığımızda medyadaki bu kullanım, safi “barbarlık” olmaktan çıkıp sözcüğün yan anlamlarından birinin yeni bir alanda kullanıma girmesi olarak düşünülemez mi? “Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” döneminde Yunanca kökteki “ortaya çıkan şey”, “görülen/görünen şey” anlamı bambaşka bir bağlamda devreye girmiyor mu?

Not: Sevan Nişanyan’ın “Sözlerin Soyağacı” kitabında “olgu” maddesi ise sözcüğün Yeni (“Öz”) Türkçe’de (“YT” olarak kısaltılmış) “vakıa” karşılığı olarak 1942 itibariyle kullanıldığını söylüyor. Bu sözcük bizi Mehmet Kanar’ın Osmanlı Türkçesi Sözlüğü’ne götürürse karşımıza “olay” ve “gerçek” anlamları çıkıyor. Arapça kökenli sözcüğün eski Türkçe’de yazılışı واقعه şeklinde. Böylelikle Etymonline’da yer alan, 1570’lerdeki kullanıma geri gelmiş oluyoruz.

Yazan: Çağdaş Acar

Editör: Kübra Konakbay

Views All Time
Views All Time
452
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.