finansmanın akıbeti

Geçtiğimiz hafta yayımladığımız “naçizane” başlıklı yazıda okuyucularımızla etkileşim içerisine girerek değişik bakış açılarını konuşup tartışabilmeyi hedeflediğimiz ufak bir öneri kampanyası başlatmıştık. Kampanyanın yıldızı ise finansmandı.

“O dönem Polonya’dan çokça genç, saraya gelen resmi belgeleri çevirebilecek düzeyde Türkçe öğrenmeleri için kraliyet finansmanıyla* Türkiye’ye gönderiliyor.”

Ödüllü sorumuz bu cümledeki finansman sözcüğünü Türkçe nasıl karşılayabileceğimizdi. Okuyucularımızdan önerilerini (ülkemizde şu anda erişimi yasaklanmış olan) Twitter’da, @dragosfer ve #benolsaydim ile bizimle paylaşmalarını istedik.  Derinlemesine araştırma fırsatı bulduğumuz finansman hikayesi de bu şekilde başlamış oldu.

Çağdaş Acar bu öneri arayışımızda meselemiz olanın kök mü yoksa kök dışında bir de yabancı ek kullanmak mı olduğunu sordu.

“Köklerde öz ve kimlik soruları daha kolay devreye girecek”

dedi ve finansman sözcüğünü araştırmaya başlarken ilk adımın kökü incelemekten geçtiğini söyleyerek yolumuza ışık tuttu.

bisiyahbibeyaz

Etymonline.com gibi İngilizce köken bilim sözlükleri ve diğer çeşitli Fransızca kaynaklarda finans sözcüğü araştırıldı. Böylelikle sözcüğün Latince “son, bir şeyin zaman ve uzaydaki sınırı” anlamına gelen finis kökünden türediğini öğrendik. Eski Fransızcadaki fin sözcüğünün para anlamına geliyor olması da cabası. 13.yy’da finance sözcüğü “ödeme yapmak, borcu sonlandırmak” gibi anlamlarda kullanılırken 14.yy’da “bitirmek, sonlandırmak” anlamlarından tamamen sıyrılıyor ve 15.yy’da, Fransa Sarayı Hazinesiyle beraber “parasal kaynaklar” anlamı kazanıyor.

Kökü inceledikten sonraki önerilerin ilki Damla Göl‘den geldi. Onun #benolsaydim önerisi “Kraliyetin maddi desteğiyle…” şeklinde, finansman sözcüğünü açımlayarak oldu. Bunun üzerine ilk refleks maddi mi mali mi diye düşünmek oldu.

Maddi, madde’den geliyor. Kökü Arapça. Hammadde, materyel anlamında. O zaman mali. O da Arapça. Mala veya paraya ilişkin demek.

Çağdaş finansman sözcüğünün yersiz kullanımını dert edinebiliriz diyince Damla çok güzel bir noktaya, fütursuzca yanlış kullanılan finansman örneklerinden birkaçına dikkat çekti. Bankaların bağıra bağıra satmaya uğraştıkları “ihtiyaç finansmanları, finansman destekleri, bireysel finansmanlar, finansman kampanyaları” vs

‘Finansman destek’ oldukça vahim geliyor kulağa. Finansman’ın zaten mali destek olduğunu bilmiyor musun ey koca banka? İlle yabancı kökenli sözcük kullanacaksan, mali demek bu kadar zoruna gidiyorsa bari doğrusunu kullan, “finansal destek” de. 

Yanılıyor olabilir miyiz? Sayın iktisatçılar, ekonomistler, bu alanda çeviri yapan arkadaşlar. Aydınlatın bizi! Bankalar bu kadar büyük bir dil yanlışına düşüyor olabilirler mi gerçekten de?

Sonra bir de “ihtiyaç finansmanı” var. Komik bir şekilde içinde işlediği sistemin ikircikli halini ele verir cinsten bir hizmet. İhtiyaçlarınızı finanse ediyoruz! Ediyoruz ki siz hep ihtiyaç içinde kalın, belinizi bir türlü doğrultamayın ki biz de var olmaya devam edelim.

Biz en sonunda finansman kelimesinin karneye bağlanmasına karar verdik.

Kuşkusuz bu yaptıklarımıza anlam veremeyen, dünyanın derdi bitmiş, uğraştığınız şeye bak diyenler de oluyordur, biliyoruz. Ne yazık ki, “anlayamazsınız”!

Dilin gün be gün eriyip kaybolması, zenginleştirmek kisvesi altında yabancı kökenli sözcüklerin dağarcıklara eklenerek yanlış kullanılmasının her geçen gün yaygınlaşması, düşünmenin ve kendini ifade etmenin gittikçe fakirleşmesi, iletişimden, kendini dilediği gibi ifade edebilmekten uzaklaşan bir toplumun genişlemesi ve bunun tabii bir sonucu olarak bu çalışmaların önemsiz ve anlamsız görülmesi… Çok normal değil mi?

Amacımız Türkçeyi yabancı sözcüklerden arındıralım değil. Ne mümkün! Barındırdığı tüm o zenginlikle güzel zaten dilimiz. İstiyoruz ki konuşanlar da bunun farkına varsın. Türkçenin gücünü azımsamayalım. Dil yaşayan şey, tabii ki evrilecek, yeni sözcükler kazanacak, ifademiz Türkçe olmayan sözcüklerle süslenecek. Biraz bilelim, biraz öğrenelim, biraz meraklı olalım diyoruz biz. Finansman da buna bir güzel örnek teşkil etti, yazdık, çizdik, naçizane…

Önümüzdeki #benolsaydim kampanyalarında görüşmek üzere.

Esenlikle* kalın!

*esen: Eski Türkçe “sağ salim, sağlıklı”. Farsça āsān rahat, dingin, kolay” sözcüğünden gelmektedir.

Finansman temalı bu nadide (görülmemiş) çizimler için Buğra Erol’a teşekkürler.

Yazar: Dila Balça Öğün / Çizer: Buğra Erol

Views All Time
Views All Time
654
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.