Ey Çevirmen Geldiysen 3 Kez Vur

Bu yazı 24 Mart 2014’te, genç yaşta yitirdiğimiz Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve  Edebiyatları Bölümü öğretim görevlisi ve Çeviri Derneği Başkanı, çok sevgili Dr. Elif Özgür Ertan tarafından yazılmıştır. Kendisi Boris Vian’ın Günlerin Köpüğü’nü, Anatole France’ın Küçük Pierre’ini, Yasmina Khadra’nın Morituri’sini, Diane Ducret’nin Diktatörlerin Kadınları’nı, Nora Şeni’nin Oryantalizm ve Hayırseverliğin İttifakı’nı güzel çevirileriyle Türkçeye kazandırmış insandır. Ayrıca bir gün kitaplaştırmak üzere yazdıkları, bu sene içerisinde Elif’in “Kısacıklar”ı başlığı altında yayımlandı. Çalışkan ve yetkin bir çevirmen, gerçek bir caz aşığıydı. Nur içinde yat Elif Hoca…

Böyle gözlerimizi kapatıp, el ele tutuşup sessizce beklemek nasıl olurdu bilemiyorum ama bizler daha bilimsel yöntemleri tercih ediyor ve çevirmen yetiştiriyoruz. Her yıl çeviri eğitimi verilen yeni bölümler kuruluyor. Ancak bunca mezun verilmesine karşın nitelikli çevirmen sayısı yeterli mi? Çeviri sektörü ve çeviri eğitimi birbirinin gereksinmelerini karşılayabiliyor mu? Çeviri Mesleğinin üç önemli ayağı olan Çeviri Eğitimi Veren Bölümler, Meslek Örgütleri, Çeviri Sektörünün birbiriyle iletişimleri, etkileşimleri nelerdir?

Bir yandan AB Bakanlığı’nın düzenlediği Çeviri Yarışması, öbür yandan Mesleki Yeterlilik Kurumunun yürüttüğü UYEP Projesi çerçevesindeki Çevirmenlik Meslek Standartları, Yeterlilikleri ve sonrası gelecek Değerlendirme ve Sertifikasyon süreci, devlet kurumlarında çeviri mesleği için büyük bir hareketliliğin başladığını göstermekte. Çeviri yarışmasına İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinden öğrencilerimiz katılmakta ve bu yarışma gerek bireysel gerek kurumlararası geliştirici bir rekabeti ortaya koymaktadır.

Tüm bu yeni oluşumlar sırasında üniversiteler, meslek örgütleri ve çeviri sektöründen temsilcilerden oluşan çalışma grubumuz uzun soluklu toplantıların ardından Ulusal Meslek Standardı Çevirmen Seviye 6¹‘yı tamamladı ve Meslek Standardı resmi gazetede yayınlandı -şu anda farklı alanlardaki Yeterlilik süreci gerçekleştirilmektedir.

Çevirmenlik meslek standardıyla ilgili çeşitli üniversitelerde süreci anlatan seminerler verdik, tartışmalara katıldık. Bu yıl da farklı eğitim kurumlarında konuyla ilgili çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Bu seminerler, paneller sırasında eğitim kurumlarında aldığımız soruların büyük bir bölümünü üniversite diplomasının sertifikayla eşdeğerli olup olmaması konusu oluşturuyordu.

Çeviri eğitimi veren bölümlerin diplomasıyla Mesleki Yeterlilik Sertifikası elbette eşdeğerli değildir. Üniversite diplomaları, mesleği uygulamalı olarak yerine getirmenin yanı sıra kuramsal çalışmalar, bilimsel araştırmalar yapılmasına olanak sağlar. Mesleki yeterlilikler ve sertifika ise ürünü temel alan, ürün niteliğini artırmayı hedefleyen bir çalışmadır. Çeviri bölümlerinin çok genç bölümler olduğunu da düşünürsek bu bölümden mezun olmayan ancak çeviri mesleğini gerçekleştiren birçok çevirmen bulunduğunu söyleyebiliriz. Mesleki yeterlilik sertifikası, çeviri ürününü yeterli ölçüde gerçekleştirebilenlere verilen bir sertifikadır. Bu bir anlamda sektörde çalışan çeviri bölümü mezunu olmayan çevirmenleri belgelendirme niteliğindedir. Çeviri bölümü mezunları da bu sertifikayı almak için dilerlerse başvuru yapabileceklerdir.

Sertifikayı almak ya da almamak belki de bütün mesele. Sertifikanın alınmaması bir meslek örgüt üyesini ya da çeviri bölümü mezununu nasıl etkiler?

Yeterlilik sertifikaları zorunluluk içermezler. Çevirmenlik mesleğini gerçekleştirmek konusunda zorunlu olmayan ancak bir tercih nedeni oluşturabilecek bu süreç eğitim kurumlarının, meslek örgütlerinin ve çeviri sektörünün aynaya bakması için fırsat yaratmış olacaktır. Çeviri ürününün niteliği ve yeterliliği konusunda eğitim kurumları ders içeriklerini gözden geçirebilir, meslek örgütleri sektörün birleştirici unsurlarını tartışabilir, çeviri sektörü de yenilikleri takip ederek eğitim ve meslek örgütleriyle ilişkilerini güçlendirebilir.

Çeviri eğitimi veren kurumlarda proje ve uygulamaya yönelik dersler, meslek etiği, süre planlaması gibi konularda çalışmaların artırılması çeviri ürününün niteliğinin düzeyini de olumlu yönde değiştirecektir. Ayrıca, sektörel yürütülen ortak çalışmalar, stajlar, karşılıklı gereksinimleri saptamak için yararlı olacaktır. Yaptığı stajlarla aldığı eğitimin paralelliğini gören geleceğin çevirmenleri ürün kalitesi konusunda kendilerini geliştirme ve deneyim kazanma fırsatını bulacaklardır. Meslek örgütleri de aradaki tüm bu ağı sağlayarak meslektaşlar arasında bağlantı kuracak, çeviri mesleği üzerine sorgulayıcı yeni tartışmalar açacaktır.

İşte tüm bu ortak çalışmaları gerçekleştirecek, verdikleri diplomaların arkasında duran eğitim kurumları, meslek örgütleri ve çeviri sektörü, gözleri açık el ele tutuşarak çevirmenlerin geldiğini görecektir.

¹ Ulusal Meslek Standartı Çevirmen Seviye 6, Resmi Gazete’nin 29.01.2013 tarihli, 28543 (Mükerrer sayısında), 12UMS0274-6 referans koduyla yayınlanmıştır.

Kendi çektiği fotoğraflardan biri olan yukarıdaki görsel için Ertan

gider vapurlar
kalır sokaklar
mavi faytonlar

yazmış.

Views All Time
Views All Time
879
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.