Çeviri Belleği Sistemleri

Günümüz çeviri endüstrisinde çeviriye yardımcı kaynak ve araçlar, çeviri sürecinin olmazsa olmazı hâline gelmiştir. Çeviri için artan talep ve çeviri işinin kağıt esaslı bir ortamdan dijital bir platforma geçişi, çevirmenlerin çalışma şekillerini ciddi biçimde değiştirmiştir. Lynne Bowker‘ın (2002) da söylediği üzere, talep arttıkça kalite ve verimlilik gereksinimi artar; bu da daha kısıtlı zaman aralıklarında yüksek kalitede çeviri gerektiren büyük çaplı metinlerin varlığı anlamına gelir. Artan talebin üstesinden gelebilmek için gereken verimlilik artışı, çeviride elektronik alet ve kaynakların genişletilmiş kullanımı ile kazanılabilir ancak. Bugünlerde çeviri literatüründe ilgi odağı olan elektronik araçlardan birisi de Çeviri Belleği’dir (Translation Memory).

Anlaşılacağı üzere bugünkü yazımızın konusu, ‘Çeviri Belleği’ (ÇB) ile çevirmenlere parça metinlerin gönderilmesi nedeniyle çeviri kalitesindeki muhtemel bozulmalar karşısında Çeviri Belleği’nin faydaları ve zararlarıdır. Metnin orijinali Sinem Canım’a ait olup İngilizce olarak yazılmıştır. Derleme ve çeviri Ömer Erşah Çakmak’a aittir.

Çeviri Belleği Sistemleri, bugünün çeviri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan elektronik araçlardan bir tanesidir. Sistem ilk olarak 1970’lerde görücüye çıkmış olsa da, ticari olarak rol alması 1990’ları bulmuştur. Çeviri Belleği sistemleri, kaynak metin ve hedef metinleri daha sonra tekrar kullanılabilecek şekilde bir veritabanında toplayan programlardır. Aynı zamanda, hem piyasada hem de akademik alanda bilgisayar destekli çeviri araçları olarak da bilinirler. Elina Lagoudaki’nin 2006 Çeviri Bellekleri Araştırması, çeviri mesleğine mensup 874 katılımcının %82.5’inin bir Çeviri Belleği kullandığını göstermiştir.

Çeviri Belleği Sistemlerinin Faydaları

En büyük faydalarının başında çevirmenlere zaman kazandırması gelir. Fazla sayıda tekrarlanan terim ve deyişler içeren metinleri çevirirken zaman kaybını önler. Çeviri Belleğinin diğer bir yararı ise çeviride tutarlılığı sağlamaya yardımcı olmasıdır. Önceki çevrilmiş parçaları otomatik olarak algılaması, hedef metinlerin biçimsel, sözcüksel ve terminolojik tutarlılığını arttıran bir yeniliktir. Günümüz çeviri endüstrisinde bir çeviri belleği sistemi kullanmak çevirmenlere bir rekabet gücü kazandırmaktadır. Çünkü daha kısa zamanda daha verimli çeviri, çevirmenlere avantaj sağlarken, çevrilecek kısımların azalmasından dolayı maliyetlerin düşüşü ise müşteriden gelecek bir sonraki talep açısından cazip görünecektir.

Çeviri Belleği Sistemlerinin Sınırları ve Zorlukları

Diğer her teknoloji gibi Çeviri Belleği sistemlerinin de zorlu yanları vardır. Öncelikli olarak, öğrenme eğrisine paralel olarak bu sistemlerin tam sürümlerini temin etmek ciddi bir yatırım gerektirir. Bunun yanı sıra, güncelleştirmeler de genellikle ücrete tabidir.

ÇB sistemleri, nitelik açısından bazı problemlere yol açabilir. Belleğin içeriği, nihai dokümana yapılan düzeltmeleri yansıtacak şekilde güncellenmezse, benzer bir metin çevrilirken aynı hataların tekrar etmesi kaçınılmazdır.

Diğer taraftan çevirmenler açısından bir diğer sorun, bu sistemlerin müşteri tarafından çeviri maliyetini düşürmek için kullanımasıdır. José Ramon Biau Gil ve Anthony Pym‘e göre bu olgu, çevirmenleri daha hızlı çalışmaya ve çoğu zaman özen göstermeden çevirmeye teşvik etmektedir. Diğer bir deyişle, bu sistemleri kullanan çoğu çevirmen, metnin bütünlüğünden ziyade eşleşme içermeyen kısımlara yoğunlaştığı için hedef metnin iletişimsel bağlamında kopukluklar meydana gelebilir. Zaman kısıtlaması altında ÇB sistemiyle çalışan bir çevirmen, bellekten gelen mevcut eşleşmeleri okumadan, kontrol edip düzenlemeden çevirinin kalan kısmına yönelmeyi tercih edebilir.

Bağlam ve Çeviri İlişkisi

Bağlam, çeviri çalışmaları için hayati bir öneme sahip olmakla birlikte açıklaması zor olan bir kavramdır. Çeviride bağlam çoğu zaman bir kısıtlama unsuru olarak görülse de bu çalışma, bağlamı çevirmenlere çeviri süreci boyunca yardım eden bir kaynak olarak ele alır.

Bir metnin yeni versiyonu çevrilirken yalnızca değişiklik gösteren kısımların çevrilmesi başlangıçta verimliliği arttırıcı bir faktör olarak algılansa da, çevirmenin yine de metnin tamamına, mümkünse bir önceki versiyonuna hakim olması sürece katkı sağlayacaktır. Bellekte herhangi bir eşleşmesi bulunmamış, parça parça olan kısımları düzgün bir şekilde çevirmek her zaman mümkün olmayabilir. Diğer bir deyişle, ÇB sistemleri çeviride bağlam eksikliğini gidermeye yardımcı olabileceği gibi başlı başına tek garantisi değildir. Sistemin kullanılış prensipleri, alınacak verimi belirleyecektir. Doğru kullanıldığında bu sistemler çeviriye tutarlılık kazandırırken çevirmenin emek oranını azaltacak, müşteriler açısından ise indirimli fiyat ve kısa vadede çeviri teslimi gibi avantajlar sunacaktır. Fakat sonuç olarak yine asıl mesele, sözkonusu sistemlerin profesyoneller tarafından kullanılış biçimi ve araçlara hakimiyettir.

Orijinal İngilizce metin: Sinem Canım

Derleyen ve çeviren: Ömer Erşah Çakmak

Kaynak: Translation Memory Tools for Avoiding Context Deficiency, İ.Ü. Çeviribilim Dergisi, No:3, s. 117-142, 2011.

Views All Time
Views All Time
649
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.