Bulgu, Keşif, Sezgi: Heuristic

Lieven D’hulst‘un “Why and How to Write Translation Histories” makalesini okurken karşılaştığım bir cümlede geçen sözcük, ufak bir araştırmaya vesile oldu. Cümle şöyle:

I, for one, believe in the heuristic value of hypothetic explanatory statements (…): they should not be taken at face-value, as finalized statements, but as statements that have function of showing how things could be understood, and therefore point to possible directions for further research.

“Heuristic” (\hyu̇-ˈris-tik\) sözcüğünün tureng.com‘daki ilk anlamları şöyle idi:

1 Genel s. heuristic bulgulayıcı
2 Genel s. heuristic bulgusal
3 Genel s. heuristic buluşsal
4 Genel s. heuristic deneyimsel
5 Genel s. heuristic keşifsel
6 Genel s. heuristic sezgisel

Burada kafa karıştıran nokta, bir yandan “bulgu”, “deneyim” ve “keşif”ten bahsedilirken bir yandan da karşılık olarak “sezgi”nin önerilmesi. Hemen merriam-webster.com‘a bakıyoruz:

: involving or serving as an aid to learning, discovery, or problem-solving by experimental and especially trial-and-error methods <heuristic techniques> <a heuristic assumption>; also : of or relating to exploratory problem-solving techniques that utilize self-educating techniques (as the evaluation of feedback) to improve performance <a heuristic computer program>

İptidai bir inceleme, ancak “sezgi”nin nereden geldiğine dair ipucu yok. Tureng‘deki örnek tamlamalara bakıyoruz:

1 Genel i. availability heuristic zihinsel kestirme
2 Genel i. cognitive heuristic kavramsal sezgi
3 Genel i. heuristic bias sezgisel yanlılık
4 Genel i. heuristic program sezgisel program
5 Genel i. heuristic programming buluşsal izlenceleme
6 Genel i. heuristic programming heuristic programlama
7 Genel i. heuristic programming sezgisel programlama
8 Genel i. heuristic rule sezgisel kural
9 Genel i. heuristic systematic model sezgisel sistematik model

Buradaki iki örneğin peşine düşerek anlamaya çalışıyoruz “sezgi” anlamının nereden geldiğini: “availability heuristic” ile “heuristic bias”.

“Availability heuristic” için wikipedia.org’dan karşımıza çıkan ilk tanıma bakalım:

The availability heuristic is a mental shortcut that occurs when people make judgments about the probability of events by how easy it is to think of examples. (…) For example, if someone asked you whether your college had more students from Colorado or more from California, under the availability heuristic, you would probably answer the question based on the relative availability of examples of Colorado students and California students. If you recall more students that come from California that you know, you will be more likely to conclude that more students in your college are from California than from Colorado.

Yani aklınıza ilk olarak gelen, takribî verilere göre bir çıkarımda bulunuyorsunuz “availability heuristic” kavramında. Bir “kestirim” sözkonusu. “Zihinsel kestirme” karşılığı “hadi biraz kestireyim iyisi mi” çağrışımını da barındırıyor. Zorlu bir çeviri. “Zihinsel kestirim” bizi kurtarır belki.

“Heuristic bias” için ise Belçika – Leuven üniversitesi Deneysel Psikoloji bölümünden bir araştırmaya bakıyoruz. İlginç bir anekdot ile başlıyor makale:

My dad runs a beer store. When buying a case of fancy Belgian beer, customers often ask whether they can buy a couple of matching glasses. My dad usually gets these glasses for free from his suppliers so he actually doesn’t mind giving them away. However, he does not like to be easy on his customers and enjoys putting their decision-making skills to the test. When people ask him how much they owe him for the glasses, he tells them he is charging 5 euros for a glass but he also informs them that if they take a full box of six glasses instead of the one or two they asked for, they will get a 100% reduction. From a rational, economical point of view it is pretty obvious what people need to do. Two glasses will cost them 10 euros (2 × 5 euros = 10 euros). Six glasses would normally cost them 30 euros (6 × 5 euros = 30 euros) but thanks to the 100% reduction they will not be paying anything if they take the full box (100% of 30 euros is 30 euros, of course). This is a very basic calculation that most elementary school children would have little trouble solving. Nevertheless, what my dad typically observes is that although he is catering to well-educated middle-class families, the vast majority of his customers decide to reject his offer. Even when he warns them that they are missing out on the 100% reduction, they still decide to stick to (and pay for!) the original number of glasses they asked for. Hence, people prefer to pay for glasses they could easily get for free. As my dad puts it, his customers’ striking “failure to think” forces one to conclude that humans are ignorant, irrational beings.

Interestingly, the scientific study of human thinking seems to confirm my dad’s observations. Since psychological studies of reasoning and decision-making started booming in the late 1950s, numerous studies have shown that in a wide range of reasoning and decision-making tasks, most educated adults are biased and fail to give the answer that is correct according to logic or probability theory (Evans and Over 1996; Kahneman et al. 1982). The general problem seems to be that reasoners over-rely on intuitions and gut feelings instead of on more demanding, deliberative reasoning when making decisions (Evans 2003; Kahneman 2002). Although this intuitive or so-called “heuristic” thinking might sometimes be useful, it will often cue responses that are not warranted from a normative point of view. Consequently, people’s reasoning and decision-making is often biased.

Buradaki “heuristic thinking” kavramı ile “sezgi” kavramına bir adım yaklaşmış olmuyor muyuz? Yine bir “kestirim” sözkonusu gerçi. Bar müşterisi, takribî bir hesap ile kestirebildiği kadarıyla anlık bir hesap yapıyor ve mantıksal açıdan yanılıyor. “Heuristic bias”, bedava alabileceği bardaklara para ödemesine neden oluyor. Psikoloji alanındaki geçerli kullanımı (uzlaşma var ise şayet) bilmemekle birlikte “sezgisel yanlılık” fena gelmiyor. Sezgiler ile karar veriliyor, webster sözlüğündeki “serving as an aid to (..) problem-solving by experimental methods” açıklamasına yakın düşüyor.

Son olarak webster sözlüğündeki sözcük kökenine bakıyoruz:

German heuristisch, from New Latin heuristicus, from Greek heuriskein to discover; akin to Old Irish fo-fúair he found

Köken bizi tekrar bulgu ve keşfe götürüyor. Bu köke sadık kalacaksak “anlık bulgulama” önerisi geliyor aklıma. Bir bulgu sözkonusu, ancak bar müşterisi örneğinde olduğu üzere kişinin oturup bir düşündüğünde arkasında durmayacağı, anlık bir bulgulama. “Anlık bulgulama” fikri, “kestirim”i yeniden gündeme getiriyor. “-sel” ve “-sal” ekinin başımıza bela olacağına Ataç söylemişti yanlış hatırlamıyorsam. Ama işte mevcut önerim “kestirimsel yanlılık”. Ne dersiniz?

Son olarak en başa, bu yazıya vesile olan cümleye dönüyoruz. “The heuristic value of hypothetic explanatory statements” için ne denebilir? Sözkonusu değerin “hipoteze dayalı, açıklayıcı ifadeler”e dayandığını düşünürsek “bulgusal değer” karşılığı kullanılabilir gibi duruyor. Burada somut bir dayanak sözkonusu, “availability heuristic” ile “heuristic bias” örneklerindeki gibi kestirim ve sezgiler işin içine girmiyor sanki. Öyle değil mi?

Views All Time
Views All Time
479
Views Today
Views Today
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.