Assassin’s Creed Çevirmenleriyle Röportaj

Assassin’s Creed romanlarının çevirmenleri Ufuk Yılmaz ve Erhan Gülşen’le oyundan uyarlanan bir romanı çevirmenin zorlukları ve kitap çevirisi üzerine bir söyleşi yaptık.

Dragosfer: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ufuk Yılmaz/Erhan Gülşen: Biz hem Assassin’s Creed serisini severek takip eden, hem de dil ve çeviri kültüründen gelen Assasin’s Creed çevirmenleriyiz. İkimiz de Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim (Mütercim Tercümanlık) bölümü mezunuyuz. Aktif olarak çevirinin hemen hemen türüyle (yazılı, sözlü, edebi) ve dil eğitimiyle ilgileniyor ve daima kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Assassin’s Creed serisini de eskiden beri oyunlar, romanlar, çizgi romanlar, dizi, forumlar gibi çeşitli türleriyle severek takip ederiz.

Dragosfer: Assassin’s Creed çevirmeye nasıl başladınız?

U.Y./E.G.: Assassin’s Creed romanlarının henüz Türkçeye kazandırılmadığını biliyorduk. Bunun üzerine ilgili yayıneviyle iletişime geçtik. Bunu yaparken, Assassin’s Creed gibi önemli ve hayranları tarafından ilgiyle takip edilen bir serinin en iyi bizim gibi hem seriyi seven hem de çeviride uzman kişilerce Türkçeleştirilebileceğine yürekten inandığımız için yaptık. Gerçekten de Assassin’s Creed serisinin, ona herhangi bir diğer iş olarak bakan birinden ziyade fazlasıyla ilgi ve özen gösteren ehil kişilerce çevrilmesi seri ve hayranları adına büyük bir kazanım oldu diye düşünüyoruz.

Dragosfer: Kitapla oyunun ne gibi farkları ve benzerlikleri var, anlatır mısınız? Bazen türler arasında uyarlama yaparken kayıplar olduğunu görüyoruz, Assassin’s Creed oyununun romana başarıyla uyarlandığını düşünüyor musunuz?

U.Y./E.G.: Oliver Bowden tarafından yazılan Assassin’s Creed oyun serisine ait kitapların tümünde ilgili oyunun konusu eksiksiz işleniyor. Ancak, Assassin’s Creed oyunlarını oynayanlar iyi bilirler, DNA dizgileri ilgili karakterin hayatından kısa kısa kesitler alır. Bazen bu kesitler 4-5 yıl hatta 10 yıl atlar. Assassin’s Creed Rönesans kitabında içeriğinin anlatıldığı Assassin’s Creed II oyunun ana karakteri Ezio için de aynı durum söz konusu. Oyunu oynarken bazen yıllar bir anda geçiyor; o zaman diliminde ne olduğunu merak ediyorsunuz ya da çıkarım yapmaya çalışıyorsunuz ancak bu pek de mümkün olmuyor. İşte, Oliver Bowden bu kitapta ve serinin diğer kitaplarında oyunun ana hikayesine ek olarak oyuncuların merak ettiği, Ezio’nun hayatına ait, oyunda geçmeyen kısımlarda neler olduğundan bahsediyor. Kitapta Ezio’nun hayatı oyundaki kadar hızlı ilerlemiyor. Ezio’nun gençlik yıllarından Assasin Yoldaşlığı’na katılana kadar geçen zaman sekteye uğramadan ilerliyor. Kısaca demek istediğimiz şu: oyunu oynayanlar yalnızca oyunda geçen hikayeyi okuyacaklarını düşünmesinler. Kitabın yüzde ellisinden fazlası oyunu oynarken takip ettiğimiz senaryoya ekstra bölümler ekliyor ve bizce bu bölümler Assassin’s Creed severlerin okuması gereken bölümler. Bazı yerlerde çok şaşıracaklarını söyleyebiliriz. Zaten Oliver Bowden da oyunun havasına bağlı kalmanın yanı sıra satırları kendine özgü motiflerle süsleyerek hikayeyi biçim açısından yeniden canlandırmış. Salt hikayeyi anlatan bir kitap olsaydı bile sırf yazarın konuyu işleyiş tarzından dolayı okunması gereken bir kitap olurdu bizce. Kitap bu bakımdan edebi eser seven insanlardan tutun da fantastik kurgu seven insanlara kadar, hangi yaşta olursa olsun, herkese hitap eder nitelikte. Oyunu hiç oynamamış ya da konsol veya bilgisayar oyunlarına ilgi duymayan okuyucular da bu kitabı alıp okuyabilirler. Kitaplar zaten Assassin’s Creed edebi dünyada da yer alsın diye yazılmış. Onlar oyun satışları arttırmak gibi bir kar amacı güderek yazılmış ürünler değil.

Dragosfer: Peki kitapta oyundaki gibi günümüzden de bahsediliyor mu, yoksa sadece Desmond Miles’ın atası olan Ezio’nun başından geçenler mi anlatılıyor?

U.Y./E.G.: Bu ve diğer Assassin’s Creed kitapları sadece geçmiş devirlerde yaşamış Assasin üyelerinin hayatlarından bahsediyor. Oyundaki gibi Abstergo şirketinin ürettiği Animus cihazına bağlanan Desmond Miles’ın hayatından bahsedilmiyor. Zaten Assassin’s Creed romanlarının çıkış amacı oyunda anlatılan geçmiş devirlerde yaşamış Assasinler’in hayatlarının hatırda kalmasını sağlamak. Kitaplar oyunu anlatmıyor; tamamen Assassin’s Creed’in geçmişi üzerinde duruyor.

251037310901t4

Dragosfer: Kitabı iki tercüman olarak çevirdiniz. Kitapları iki tercümanın çevirmesi çok sık rastladığımız bir durum değil, sizde nasıl oldu?

U.Y./E.G.: Günümüzde geldiğimiz noktada hiçbir çeviriyi tek kişi yapmıyor. Tüm çeviriler en az bir çevirmen ve bir redaktör, veya bir proje yöneticisi ve çok sayıda çevirmen, hatta duruma göre bilgi işlemci veya mizanpajcı gibi farklı fonksiyonlardaki kişilerin elinden geçiyor. Çeviri el işçiliğidir, kitap çevirisi de en az diğer çeviri türleri kadar emek ve özen ister. Biz de hem AC serisini hem de çevirinin doğasını bilen bir ekip olarak bu çeşitli rolleri aramızda uygun şekilde dağıttık ve herkesin güçlü yönlerini bir araya getirerek ortaya güzel bir iş çıkardık diyebiliriz. Hatta bitirdikten sonra ‘Kitap çevirisi gerçekten emek gerektiriyor, bir kitabı bir kişi nasıl tek başına çevirebilir’ demekten kendimizi alamadık.

Dragosfer: Çeviri süreci nasıl geçti, biraz bahseder misiniz? Kitap çevirmek zor bir uğraş… Bazı sözcüklerin ya da ifadelerin karşılığı dilimizde olamayabiliyor. Bu gibi zorlukların üstesinden nasıl geliyorsunuz?

U.Y./E.G.: Süreç birkaç ay sürdü ve her gün üzerinde her iki kişi de çalıştı. Yoğun olduğu kadar eğlenceli de bir süreç oldu. Kitap çevirisinde her duruma uyan çözüm ya da reçeteler yok. Her seferinde tekrar yaratıcı olup yeni baştan bir çözüm üretmek gerekiyor. Terimlere doğru karşılıklar bulmak, üzerinde titizlikle durduğumuz bir nokta oldu. Herhangi bir çevirinin en önemli adımı doğru araştırmadır. Biz de Assassin’s Creed forumlarını, daha önceden yapılmış fantastik çevirileri, Türkçe kullanımları, İngilizce kullanımları, hatta kelimelerin etimolojilerini araştırdık. Gerektiğinde ana dili İngilizce olan dostlarımızdan, editör ve çevirmen dostlarımızdan, tarihi vb. terimler geçtiğinde o alanı bilenlerden yardım aldık. Birbiriyle iyi anlaşan ve aynı dili konuşan arkadaşlar olarak dayanışma, iletişim ve bol araştırma içerisinde, teknolojinin yazan, çizen, iş yapan insanlara sunduğu imkanları da sonuna kadar kullanarak, Assassin’s Creed severlere hak ettikleri kalitede bir eser sunmak için çalıştık.

Dragosfer: Çeviride eseri dilimize aktarırken yazarın tarzını, yazım dilini korumak adına neler yaptınız?

U.Y./E.G.: Kitap çevirisi çok farklı yollardan geçen bir serüven, bir maraton. Bir sayfada Ezio’nun kılıçlı bıçaklı aksiyon paragraflarını çevirirken, bir sonraki sayfada Lorenzo’nun eşine yazdığı duygusal şiiri çevirmeniz gerekebiliyor. Bu durumda şiiri kim yazmış, kaç yaşında, eğitim durumu ne, cümleleri uzun mu kısa mı tutmuş, aynı profilde bir kişi Türk olsa nasıl konuşurdu, bizdeki divan şiirine mi halk edebiyatına mı benzetirdi… Bunların hepsini dikkate almak gerekiyor. Bazı sayfalarda İngilizce’nin el verdiği imkanlarla edebiyat yapılmış olabiliyor, ama aynı söz oyununa Türkçe aynı düzeyde izin veremeyebiliyor. Dolayısıyla çeviri boyunca esnek, duruma özgü çözümler üretmek gerekebiliyor. Ayrıca çevirinin ana dilinin (İngilizce) kültürü ile hedef dilinin (Türkçe) kültürü birbirini tutmayabiliyor. Kaynak kültürü hedef kültüre getirmek, hedef kültürü kaynak kültüre getirmek gibi konularda doğru tercihlerin yapılması gerekiyor. Çalışmanın her noktasında doğru tercihleri yaparak eserdeki havayı en iyi şekilde koruma çabası içinde olduk. Bunu Assassin’s Creed’le ilgili tüm diğer alanlara (çizgi roman çevirisi, oyun çevirisi, film çevirisi, seslendirme) yayabilmek için gerekli iletişimleri kurmaya çalıştık. İstiyoruz ki Assassin’s Creed severler serinin hangi türüne bakarlarsa baksınlar hak ettikleri aynı yüksek çalışma ürününü ve standart dili görebilsinler.

Dragosfer: Teşekkür ederiz, umarız bu yoğun çalışmanız takipçiler tarafından da hak ettiği takdiri toplar.

U.Y./E.G.: Bize vakit ayırdığınız için biz de teşekkür ederiz. Bizim de temennimiz ve gayretimiz o yönde. Herkese şimdiden keyifli okumalar diler ve bizi takip ettikleri için teşekkür ederiz.

Yayına Hazırlayan: Başak Öztürk

The earlier you die
woolrich outlet Key Differences Between Earth Sandals Naot Sandals

which are your company’s clothes backyard offs females
woolrich jassenMTV Movie Awards 2011 Red Carpet Fashion
Views All Time
Views All Time
422
Views Today
Views Today
1